Özgürlüklerin sınırı ve kapsamı konusu sadece modern insanların değil asırlar önce yaşayan insanların da tartışma konusu. Özgürlük olgusunun zaman ve mekâna göre değiştiği ise bir gerçek. Kişinin neyi ne zaman ne kadar yapabileceği, aslında içinde yaşadığı toplumdaki diğer bireylerle ve bu bireylerin de özgürlük alanı ve hareket serbestliğiyle sınırlı.
İnsanın özgürlüğü bir başka kişinin özgürlük alanını engellemesiyle sona erer. Bu belki de temel ölçüttür. Kişi, isteklerini her zaman yerine getirmeye kalkışırsa yapılan şey bir başka bireyin isteklerinin çıkmaza girmesine neden olacaktır. Ortaya çıkacak bu durumu en iyi ifade edecek kavram ‘Kaos’tur. Kaosun olduğu yerde ise düzen ve istikrar ortadan kalkar. Düzenin olmadığı yerde hiçbir şey yapılamaz. Toplumsal kurallar da işte bu nedenle ortaya çıkmıştır. İnsanın toplum içindeki rolünü, yapabileceklerini belirlemek amacıyla kendiliğinden ve gizli anlaşmalar bütünüyle ortaya çıkan bu kurallar sayesinde toplum içinde neyi, ne zaman, nasıl yapabileceğini bilen fert sıkıntıya girmeden isteklerini yerine getirebilecektir.
Eğitim kurumlarından örnek verecek olursak. Eğitim etkinliklerini oluşturan bireylerden öğretmen, öğrenci ve hizmetlilerin okula belli kurallara uymadan gelerek her istediğini yapmaya çalıştığını düşünelim. Bu durumda ne öğretmen dersini anlatabilecek ne öğrenci bilgiye ulaşabilecek ne de hizmetliler sorumluluklarını yerine getirebilecektir.
|